5 Şubat 2012 Pazar

15 TATİL

Hepinize merhaba!
Uzuuunca bir aradan sonra döndüm işte. Sözüm ona tatildeydik. Ama okul zamanı bu kadar yorulmuyordum ben :) Eşimin de öğretmen olması nedeniyle ikimize de tatil olunca o kadar dolu dolu geçti ki zaman dinlendik bile diyemiycem. Her şeyi gün gün sizle paylaşamasam da bol bol fotoğraf çekmeyi unutmadım. Makinemden seçme fotoğraflar eşliğinde ve  ev işleri dışında iki haftalık tatilimizin kısa! özeti.
 Anneannemler, dayımlar, büyük dayımlar ve annemler biz de yemekteydi... Bu da soframız.

 Miss kokulu bir sabun keşvettim... Taliani. Birkaç çeşidi var ama lavantalısına bayıldım. Hem zeytinyağlı hem de mis gibi lavanta kokuyor. Bir tanesini kullanıyorum ama diğerlerini...

 Süsledim...

 Püsledim...
 Bunları çamaşırlarımızın arasına, üsttekileri de banyomuza koydum. 
 Daha önce paylaştığım kanaviçem. Ne olduğuyla ilgili tahminler gelmişti.Onun hikayesi başka yazıda artık. Şu anda bitti bile. Ama tamamlanmış halini 14 Şubatta paylaşacağım. SÜPRİZ :)
 Harika bir tatlı! Adı gelin bohçasıymış, bir arkadaşımdan öğrendim tarifini. Tarifi isteyen olursa sizlerle de paylaşabilirim. Sadece yiyen herkesin bayıldığını söyleyebilirim. Bu tatlıyı çocukluk arkadaşımın ( hatta bebeklik :) ) nişanlısı için yaptım. Ailecek bizi ziyarete geldiler.
 Annemle birlikte Türk Anneler Derneğinin kahvaltısına gittik. Bayraklıdaki Dünya Barış Anıtına. Aslında harika bir manzarası var ama şansımıza hava kapalıydı ve biz güzel İzmir'imizi doyasıya seyredemedik.
 Kahvaltı sonrası kahve keyfi de yaptık. Kötü hava koşullarına karşı keyfimizin hala yerinde olduğu belli oluyor di mi?
Annem ve ben 
 Antalya'da birlikte çalıştığımız ve aynı anda atandığımız arkadaşım Işıl, görev yeri Diyarbakır'a dönmeden önce bize de uğradı :)
 Anneciğim bana bu güzel tel kırma örtüleri getirdi. 
 Daha önce gittiği bir kursta kendi elleriyle işlemişti.
 Toplu sipariş aldım ve bu kaşıklardan 10 tane boyadım. Mutfaklara nazar değmesin diye.
 Daha önce kendime de yapmıştım. Arşivden resimlerine ulaşabilirsiniz.
 Eşim bir de huni getirmiş bana. Galvaniz. Bunu da boya dedi. Önce dalga geçtim, hayırdır şapka mı yapacağız bunu diye ama boyayınca fena olmadı sanki. Bahçe ya da balkon süsü olabilir bence.
 Bu arada İzmir'e 10 yıl sonra kar yağdı. Ben lisedeydim o zamanlar. Hayal meyal hatırlıyorum işte.
 Ama 02.02.2012  sabahı pencereden dışarı baktığımda bu manzarayla karşılaştım. Sevincimizi tahmin bile edemezsiniz. Sadece her zaman ki gibi öğle saatleriyle birlikte bizi terk etmeseydi, daha da güzel olabilirdi. 

 Bu arada 02.02.2012 tarihinde Kuzenimin eşi Levent'in 
                03.02.2012 tarihinde de Lale halamın doğum gününü kutladık. Yukarıdaki halamın doğum günü pastası. Pişmaniyeli ve salepli. Annemin ellerinden... Her ne kadar kendisi diyette olsa da bizim için yaptı canım benim.

Bu çoraplarda büyük halamın hediyesi. El örgüsüymüş. Kim ördü bilmiyorum ama yumuşacık, her halde bu kış okula gidip gelirken ayağımdan çıkarmam.

Peki tatil maceralarımız bitti mi? Hayır daha anlatacak çok şey var. Ama yarın sabah erkenden bit pazarına gideceğiz. Artık uyku vakti. Geri kalanlarla ve bit pazarı maceramızla yarın görüşmek üzere.
İyi geceler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder